İzmir'deki askeri kampta yazardı bu. Senelerce de düzeltmediler (en fazla 2 senedir tabi).
Ne zaman DIY görsem, aklıma bu yazı gelir.
Seneler önce satın alıp, uzun süre kullandığım deri çantamı elbette atmadım, atamadım. Bazen evde gözümün görmediği kutuları açıp baktığımda, 10 sene sonra ideal bir çöp kadın olabileceğimi görüp endişeleniyorum.
O deri çantayı ben nerelerde kullanırım diye de, her 3 ayda bir düşünür, araştırırım. Attığım onca deri pardesü ve pantolon da cabası. Ah için yanıyoorr.
Eğer deri delme zımbırtımı bulursam, ki çok küçük, parmaklarımın acıması pahasına dikdörtgenlere ayıracağım deri parçalarından kemer yapacağım.
Ama büyük bir çanta, dolayısıyla ondan ne malzeme çıkar. O nedenle de yine gaza geldim. Sanki vaktim olacakmış gibi! Peh
Ama şunu gördüm ve istedim.
http://myevaforeva.blogspot.com/2009/07/leather-clutch-tutorial.html#
Ama bendeki deri çok kalın.
O nedenle, bu burada dursun, gidip gelip bakayım, heyecanlanayım. Hem belki çantayı sökerim bu arada.
Sunday, 13 January 2013
Bir musibet
Çağatay Bey'in bin nasihatından yeğmiş.
Biraz önce "suretkitabı"nda, en sevdiğim fotoğraflarımdan birinin başkası tarafından kullanıldığını gördüm. Çok sinirliyim.
Üye olduğumuz ortak br grupta gördüm. Hemen herkesin içinde uyardım. Ama hani paylaştıkça çoğalacaktı?
Neden böyle hissettim ki ben?
Sevgili C, beni analiz eder misin onca işin arasında?
Çok üzüldüm ben.
Biraz önce "suretkitabı"nda, en sevdiğim fotoğraflarımdan birinin başkası tarafından kullanıldığını gördüm. Çok sinirliyim.
Neden böyle hissettim ki ben?
Sevgili C, beni analiz eder misin onca işin arasında?
Çok üzüldüm ben.
Friday, 11 January 2013
2 Arada Ah Nerede 1 Derede
Önceki ortadan kaybolmalarım dahil, Böğürtlen ile çektiğim fotoğrafları ortamlara taşımayı becerdim. Kalitesi de düşük değilmiş!! Oleys!
İlk fotoğraf Çağatay Bey'e gelsin. Tren camının arkasından, Mns - Sm yolları! Gördüğüm bu kadardı, söylemiştim. İşten daha fazlasına henüz vakit ayıramıyorum. Ama yeni gelen olunca, bahane öznesi de olabiliyorum. Dünden önce çiköfte yaptılar, "J hanım istedi" demişler. Ben Ege'de büyüyen biri olarak, ne zaman talep ettim böyle birşey? :)
Sarı renge ayrı bir ilgim vardır. Her ne kadar semiotics / göstergebilimde hastalığı simgelese de!Yataklı vagonların son hali: akça ağaç. Aşırı ısınma sorununu da çözmüşler. Geceyarısı kanter içinde uyanmıyor artık insan.
Svs - Kngl
Bu yeni arkadaşım - kırma dişi.
Her zamanki gibi detay!!
Ayran şişelerinde gözüm kaldı. Eh tabi ne yedik? Svs köfte. Fena değildi.
Ne de olsa akşam geç çıkmak zorundayım diye de, bunları kısaca yazdım, ekledim. Sevgiler!
Tuesday, 8 January 2013
Bembeyaz
Svs'tan bildiriyorum:
Dize kadar kar. Dün gelirken araç ani tipiden dolayı yoldan çıktı, kara saplandık. 1.5 saatlik yolu 2.5 saatte zor geldik.
Bugün güneş çıktı :(
Üzülüyorum çünkü böyle durumda güneş çıkınca ertesi gün ayaz oluyor. Moskva'da da böyle olmuştu. Son gün donmuştuk.
Hala şu kaldığım yeri gündüz gözü ile göremedim. Baharda bol bol fotoğraf sözü veriyorum. Benjamin evde. Ama evde de kar varmış.
Yoğunluktan takip ettiklerimi de edemiyorum. Ölmedim.
Sevgiler,
J.O.
Svs, Kngl 2013
Dize kadar kar. Dün gelirken araç ani tipiden dolayı yoldan çıktı, kara saplandık. 1.5 saatlik yolu 2.5 saatte zor geldik.
Bugün güneş çıktı :(
Üzülüyorum çünkü böyle durumda güneş çıkınca ertesi gün ayaz oluyor. Moskva'da da böyle olmuştu. Son gün donmuştuk.
Hala şu kaldığım yeri gündüz gözü ile göremedim. Baharda bol bol fotoğraf sözü veriyorum. Benjamin evde. Ama evde de kar varmış.
Yoğunluktan takip ettiklerimi de edemiyorum. Ölmedim.
Sevgiler,
J.O.
Svs, Kngl 2013
Thursday, 3 January 2013
Kardeş Sevgisi
Dün, geldiğim yerde evimde yemek yediğimiz insanların buradaki evlerine gittik. Önce HacıBey, sonra Dayı'lara. HacıBeylerde köpek sevdik, dayılarda 43 günlük bebek!
Biz gelmeden evvel ablası bebeği taşırken kafasını omuzuna çarpmış. Kafası morarmış bebeğin :/ (ben görmedim). Ablası da o kadar üzülmüş ki, ağladı sürekli odasına gidip, gelip.
Ben de teselli ettim. "Merak etme bebeklere bi'şey olmaz. Ben kardeşimin üzerine oturdum, hala yaşıyor" eheheh
Prenses kardeşim henüz blogu okumuyor ama okusa, güler geçerdi herhalde. Çünkü küçükken onu kıskanıp, neler yapmıştım. Ama şu an dünyadaki en önemli insan kendisi benim için.
Ben bunu söyleyince, anne ablanın bir büyük kardeşi ile yaşadığı kıskançlık sinirlerinden bahsetti. Kız, kardeşinin kulağını ısırmış. Ben de benimkinin göbeğini ısırmıştım :/
Nasıl bir duyguysa artık, neler yaptırıyor. Kıskançlık cinayetini anlayabiliyorum bundan sebep.
Ben yine de dünya üzerindeki en güzel dişi olan kardeşimden bir kere daha bur'lardan özür dileyeyim. Ay lav ye!
Biz gelmeden evvel ablası bebeği taşırken kafasını omuzuna çarpmış. Kafası morarmış bebeğin :/ (ben görmedim). Ablası da o kadar üzülmüş ki, ağladı sürekli odasına gidip, gelip.
Ben de teselli ettim. "Merak etme bebeklere bi'şey olmaz. Ben kardeşimin üzerine oturdum, hala yaşıyor" eheheh
Prenses kardeşim henüz blogu okumuyor ama okusa, güler geçerdi herhalde. Çünkü küçükken onu kıskanıp, neler yapmıştım. Ama şu an dünyadaki en önemli insan kendisi benim için.
Ben bunu söyleyince, anne ablanın bir büyük kardeşi ile yaşadığı kıskançlık sinirlerinden bahsetti. Kız, kardeşinin kulağını ısırmış. Ben de benimkinin göbeğini ısırmıştım :/
Nasıl bir duyguysa artık, neler yaptırıyor. Kıskançlık cinayetini anlayabiliyorum bundan sebep.
Ben yine de dünya üzerindeki en güzel dişi olan kardeşimden bir kere daha bur'lardan özür dileyeyim. Ay lav ye!
Tuesday, 1 January 2013
Seymens
Uykuya geç geçtiğim bir yılbaşı gecesi sonrası, BayKuş beni almaya geldiğinde, ona tıpkı bir sevgili gibi sandviç yaptım. Beni Seymen(s) Parkı'na götürdü.
Yürüdük, dolaştık, sonunda havuza geldik. BayKuş pastasını yerken, havuzun kenarına yattım. Gökyüzünü seyrettim biraz. Sonra bir keyif hali.
Düşündüm de, böyle parklarına bahçelerine sıklıkla gider isem, Ank'ra'yı sevebilirim.
İlk iş yeni eve taşınmak.
Yürüdük, dolaştık, sonunda havuza geldik. BayKuş pastasını yerken, havuzun kenarına yattım. Gökyüzünü seyrettim biraz. Sonra bir keyif hali.
Düşündüm de, böyle parklarına bahçelerine sıklıkla gider isem, Ank'ra'yı sevebilirim.
İlk iş yeni eve taşınmak.
Subscribe to:
Posts (Atom)


















